“Doktorlar hastalarını tedavi etmek için ilk başta hastalığa yol açan mikropları saptarlar, sonra da hastalarına uygun ilacı verirler. Toplumdaki hastalıkları ortadan kaldırmak için de ayni yol izlenmelidir. Hastalığın, sağlam bir bedende bulunmayacağını biliyoruz. Demek ki sağlıklı bir toplumda da hastalık belirtileri olmamalıdır. Yoksulluk, baskı, yalanlar, hırsızlık ve savaş, sadece sağlıksız toplumlarda görülen hastalıklardır. Bütün bu hastalıkları tedavi edebilmek için onların nedenleri bulunmalıdır”

Kel Guvercinci / Samed Behrengi
Hekayə. Uşaq ədəbiyyatı
65 səhifə. Türkcə
Çok eski zamanlarda yaşlı annesiyle birlikte yaşayan bir Keloğlan varmış. Evlerinin küçük bahçesinde bir dut ağacıyla, bir de ağacın dibinde otla yi p geviş getiren, sakalını sallayıp meleycrck tırnağıyla yeri eşeleyen sinyali keçisi varmış. Güneye bakan odalarında küçük bir pencereyle orta verinde bir tandır, tavanda ise dumanı çekip içeriye hava ve ışık veren bir baca deliği varmış. Pencerelerinin bazı yerleri cam yerine kâğıtla kaplıyım iş, duvarlar ise balçıktan yapılmış ve raflarla çevriliymiş.
Keloğlan sabahları kırlara gider cali çırpı ve ot toplar sonra da omuzlayıp eve getirirdi. Birazını keçisine verir kalanını da ya kışın satmak ya da keçisine vermek için dama yığardı. öğleden sonraları güvercin uçururdu. İyi bir güvercinciydi…

Yorum bırakın